KÜLTÜRSÜZ ÖĞRETMEN

Geçenlerde alışverişteyken pek yakından tanımadığım ama çeşitli sebeplerle arada bir aynı ortamda bulunduğum bir öğretmen arkadaşla karşılaştık. Hal hatır sorduktan sonra;

“Sema Hocam vaktin var mı? Bir kahve içelim, canım sıkkın konuşuruz biraz.”  diye sordu.

Kahvelerimizi aldık.

“Evet Hocam, hayırdır neye canın sıkkın?”

“Sorma, bu yıl velilerle sorun yaşıyorum. Üstelik biliyorsun bu okula yeni atandım ve bir türlü uyum sağlayamadım.” diye hızla ilerliyordu ki araya girdim.

Bunu hem özel hayatımda hem de iş hayatımda sıklıkla uygularım. Çünkü bizler genellikle bir şeyi anlattığımızı zanneder ama aynı ana pek çok olayı peş peşe dizerek anlatırız. Sonra yığılan olaylar ve düşünceler silsilesinin içinden neyi konuştuğumuzu bile karıştırıp anlamsız bir tartışmalar dünyasına dalarız. O yüzden karşımdakini dikkatli dinler, belirli yerlerde araya girip konuşmayı o odakta tutmaya çalışırım. Başka türlü havanda su dövülen gereksiz vakit kaybı olur konuşma.

“Hocam bir dakika, istersen tek tek konuşalım. Velilerle sorun yaşıyorum dedin, ne gibi sorunlar bunlar?”

“Biliyorsun şu ilçede görev yapıyorum. Oranın halkının eğitim düzeyi malum, cahil hepsi. Üstelik saygısızlar ve bir türlü anlaşamıyorum. Bıktım artık.”

“Ne konuda anlaşamıyorsun Hocam? Sınıf içi işlerini mi karışıyorlar veya beklentileri senin yaptıklarınızdan farklı mı? Böyle örnekleyerek anlatır mısın lütfen?”

“Hayır bunların hiç biri değil. Cahiller işte, nasıl konuşacaklarını bilmiyorlar.”

“Anlamakta zorlanıyorum Hocam. Tamam cahil olduklarını anladım, cahil oldukları için görgü vs gibi kuralları bilmiyorlar demek istiyorsun galiba bunu da anladım. Ama bu insanları imkanları doğrultusunda oldukları mecburi hal yüzünden suçluyor musun, yargılıyor musun bunu anlayamıyorum.”

“Ne bileyim işte mutsuzum. Hem sadece veliler mi? Öğretmenlerle de anlaşamıyorum. “

“Şimdi başka bir konuya geçtik.”

“Ya sadece veliler olsa idare ederim. Öğretmenleri görmen lazım, kültürsüzler resmen.”

“Ne manada kültürsüzler öğretmenler?”

“Basit şeyler konuşuyorlar, kendilerini hiç geliştirmemişler. Sanırım orada çok kalanlar tıpkı o bölgenin velilerine benzemişler.”

“Bu ilginç bir tespit ve beni endişelendirdi. Velilerin öğretmenlerle bir şekilde gelişmesi gerekirken Öğretmenlerin velilere benzemesi ve gerilemesi endişe verici bir durum.”

“Hah işte ben de bundan bahsediyorum. Bazen arkadaş olayım diyorum ama konuştukları ya yemek tarifi, ya siyaset ya spor ya kendi çocukları. Eğitim ile ilgili hiçbir şey konuşan tartışan yok.”

“Anlıyorum. Mesleki anlamda gelişmek için bir şey yapmadıklarını ve senin bundan olumsuz etkilendiğini anlatıyorsun sanırım bana. Doğru mu anladım?”

“Evet tam da böyle. O kadar bıktım ki, her gün okula sürünerek gidiyorum. Allah’tan öğrencilerimi çok seviyorum yoksa inan çekilecek iş değil.”

“İşte bu güzel haber. Öğrencilerinle ilgili bu kadar olumlu his taşımana hem senin adına hem onlar adına çok sevindim. Ama izin verirsen bir şey sormak istiyorum Hocam. Diğer öğretmenlerin mesleki gelişim için bir şey yapmadıklarını söyledin peki sen neler yapıyorsun bu konuda? Mesela en son hangi kitabı okudun?”

“Aslında uzun zamandır kitap okumaya vaktim olmuyor. İş ev derken bir türlü vakit bulamıyorum.”

“Peki o halde, herhangi bir yeni bilgi edindin mi eğitimle ilgili?”

“Doğrusu hayır edinmedim.”

“Hocam kendini güncel tutmak ve gelişmeleri takip etmek için ne yapıyorsun?”

“Şey haberleri izliyorum, siyaseti takip ediyorum.”

“Haberler veya siyaseti takip etmek seni eğitimci olarak geliştiren bir şey mi?”

“Tamam tamam anladım ne anlatmaya çalıştığını. Şikayet ettiğin kişilerden farkın yok diyorsun.”

“Hayır Hocam öyle demiyorum. Ben sadece senin anlattıklarından yola çıkarak sende bıkkınlık yaratan konularda fark yaratmak için neler yapıyorsun bunu anlamaya çalışıyorum.”

Yıllardır hem verdiğim eğitimler sebebiyle hem de kişisel görüşmelerimle yüzlerce öğretmenle tanıştım ve çalıştım. Eğitimlerde pek çok aktif çalışma yanında mutlaka okunması gereken kitaplar listesi hazırlarım. Sonra ödevler veririm ve bir sonraki görüşmeye kadar mutlaka yapılmasını isterim. Çünkü gelişmenin ve ilerlemenin ancak yeni bilgiler edinerek ve bu bilgiler ışığında farkındalık çalışmaları yapılarak ilerleyeceğine inanırım.

Ve fakat önerdiğim kitapları okuyan ve ödevlerini yapanlar o kadar azdır ki inanamazsınız. Yani öğrencilerine ödev üstüne ödev veren ve velilerden bunun takibini isteyen, ödev yapmayı sorumluluk bilinciyle eş tutan arkadaşlarım kendilerine verilen ödevlere aynı hassasiyeti taşımakta çok ama çok zorlanırlar.

Bu yüzden bende onlara anlatmak istediğim ve değişim sağlayacağına inandığım bilgileri oyunlaştırarak ve kişiselleştirerek anlatma yoluna giderim. Yani öğreneceği şeyin kişisel olarak işine yarayacağına ikna olmalı ki ilgisini çeksin. Önce özel hayatında kullanabilsin ki tüm dikkatini versin ve bilgiyi içselleştirsin. Yoksa maalesef ne kitap okunur ne de ödev yapılır.

Dünya da her an değişen ve gelişen alanlardan biri eğitim. Ancak biz ülkemizde nedense bir şekilde fakülteden mezun olduktan sonra artık bir şey öğrenmemize gerek olmadığını düşünerek, bu bilgilerin bizi meslek hayatımız boyunca idare edeceği gibi köhne bir yaklaşımla yaşamaya devam ediyoruz. Sonra veliler cahil, meslektaşlarım bilgisiz, öğrenciler bozuldu gibi söylemlerle öğretmenler odası sohbetlerinden öteye gidemeyen bir yaşam sürer buluyoruz kendimizi.

Bu iş böyle yürümez, yürümüyor işte hep birlikte görüyoruz-izliyoruz…

Eğer eğitimli bir gençlik yaratıp, onları çalışkan ve üretken bireyler yapmak istiyorsak;

Önce yeni-eski tüm öğretmenleri tekrar ve tekrar eğitmeli,

Tarihin tozlu raflarında kalmış bilgilerle öğretmenlik yapanları, o siyasetin ve yemek tariflerinin sohbet mekanı olan öğretmenler odasından çıkarmalı,

Hem psikolojik hem eğitimsel anlamda sürekli takipte tutmalı,

Kitap okuma, araştırma yapma, yeniliği ve geleceği takip etme gibi eğitimin olmazsa olmazları için uyandırmalıyız.

Bugün öğrencilerden hangi konularda şikayet ediyorsak aynı özellikleri taşıyan öğretmenler tarafından eğitildiklerinin farkına varmalıyız…

BU YÜZDEN;

ÖĞRETMENİ UYANDIR-EĞİT-GELİŞTİR Kİ ÖĞRENCİN EĞİTİMLİ-GELİŞMİŞ-ÜRETKEN BİREY OLSUN.

Sevgilerimle…

Sema Deniz

442 Toplam 1 Bugün
Yazar: Sema Deniz

Yorum Bırak