Hiç dikkat ettin mi kendine.. ki mi zaman bir çocuk ki mi zaman bir ergen ki mi zaman da yaşlı, hatta bazen kadın bazen erkeksin. Görünürde tam olarak net bir cinsiyete ve net bir yaşa sahipsin aslında. Ama gün içinde davranışlarında ilişki de olduğun insanlara ve durumlara göre değişiyorlar, farkında mısın ?

Sabah uyandığın zaman henüz algıların açılmadığı için rehavetle başladığın güne, değişik anlarda farklı rollerde devam ediyorsun genelde. O gün karşılaştığın ilk kişi bir erkek ve aranızda sana tatlı duygular hissettiren bir dialog geçti genç güzel bayan duyguların uyarıldı ve değişen duyguların davranışlarını bu yöne doğru itti. Az sonra ofisine ulaştığında seni karşılayan güvenlik görevlisi iltifat etti hala aynı duyguların devam ediyor ve kendini harika hissediyorsun. Odana ulaştığında hemen dosyalarla ve problemlerle karşına geçen asistanın sana tüm bu çözülmesi gereken sorunları anlatırken kendini kötü hissetmeye başladın. Muhtemelen içinde ki o güzel duygular uçtu ve kendini dünyanın altında kalmış ve çökmüş hissettin bir süre. Ancak kendini bu duygulara teslim etmedin çünkü eğer kendini bırakırsan bu işlerle başa çıkamayacağını çoktan öğrendin. Tam bu duygu kontrolünü sağlayabildiğin nokta da bir yetişkin davranışı gösterebildin.

Dosyalar ve işlerle yoğun bir şekilde uğraşırken odana dalan bir müşteri senden beklediği projenin gelmemesi ile ilgili oldukça sinirli hatta neredeyse bağırarak konuşuyor.  Aniden gerçekleşen bu durum seni şaşırttı ve sen farkında değilsin ancak bilinçaltında bir fotoğraf uyandı o andan itibaren müşteriyi odanın kapısında durmuş sana bağıran annen olarak algılamaya başladın. Kadının ne dediğini bile anlamıyorsun aslında, içinden masanın altına saklanmak ve sesi duymamak için kulaklarını tıkamak geçiyor. Tabi yapmıyorsun, ancak müşterinin problemine odaklanmak oldukça zor oluyor. Çünkü içinde incinmiş ve korkmuş küçük kız ağlıyor. Yine duygularının farkına varıyor ve kontrol edebilmeyi başarıyorsun. Müşteri ile ilgilenip projenin ona derhal ulaşmasını sağlayacağını söyleyerek onu gönderiyorsun. Henüz işe geleli birkaç saat olmasına karşın bitkinleşmeye başladın değil mi ?

Öğle yemeğinde sevgilinle buluşuyorsun, güzel bir yemek yemek ve rahatlamak niyetindesin. Ama sevgilin berbat bir halde geliyor karşına. İşinden memnun olmadığını, çok yorulduğunu, kimsenin onu takdir etmediğini vsvs anlatıyor. Uzun uzun dinliyorsun ve birkaç tavsiye vermeyi deniyorsun ama karşında ki adamın tavsiyeye değil şefkate ihtiyacı olduğunu fark ediyorsun çünkü ne dersen de sözlerini dinlemediğini ve her sözüne itiraz ettiğini görüyorsun. Yani karşında ergenliğine dönmüş ve etrafındaki tüm yetişkinlere isyan eden hali yüzünden, ona şefkat gösteren anne tavrına bürünüp ve onun kendisini güvende hissetmesini sağlamaya çalışıyorsun. Öğle tatilinde daha da yorulmuş bir halde işine dönüyorsun.

Birkaç iş daha hallettikten sonra seni çağıran direktörünün telefonu geliyor. Bu telefon keyfini yerine getiriyor. Bu adamı seviyorsun. Odasına hevesle gidiyorsun. Gösterdiği koltuğa oturup dinlemeye başlıyorsun. Ancak ilk birkaç cümleden sonra onu duymuyorsun artık. Bu adamın güven veren havası seni rahatlatıyor, neredeyse uyuyacaksın koltukta. Ses tonu ve bakışları sana huzur veriyor. Evet baban da sana böyle bakardı, uyumadan önce masalları tıpkı böyle sakin ve tok bir ses tonuyla okurdu. Ve şu anda aynı duygular yayılıyor her yanına. Birden çok gevşediğini fark edip kendini toparlıyor ve istediklerini not alıyor ve tüm o hoş duygularla odana dönüyor, işlerini bitirip çıkıyorsun.

Evine dönmek için araban biniyorsun, trafik her zaman ki gibi berbat. Yoğun trafiğin getirdiği stres tüm günün üstüne seni iyice gerdi. Tam trafik açıldı diye sevinip gaza basacakken gelen şiddetli sesle sarsılıyorsun. Evet bu eksikti yan sokaktan hızla fırlayan bir taksi arabana yandan çarptı. Zaten gergindin bir de bu tüm sinirlerini yerinden zıplattı, hiç düşünmeden arabadan inip taksi şoförüne deliler gibi bağırarak üstüne yürümeye başladın. Bu şiddetli öfkeli hareketine taksici bile şok oldu, o seni sakinleştirmeye çalıştı. Çünkü o anda karşısında bir bayan değil öfkeden deliye dönmüş bir erkek var sanki. Neyse ki taksici sakin davranıyor da sen de kendinin farkına varıyorsun ve olaylar büyümeden yatışıyor. Arabada büyük bir hasar yok, gerekli işlemleri yapıp ayrılıyorsun oradan. İyice bitkinleştin artık, eve zor attın kendini. Bir şeyler yemeyi düşündün ama önce biraz dinlenmeye ihtiyacın var. Kanepeye uzanıyorsun, her yerinin ağrıdığını hissediyorsun. Parmağını hareket ettirecek enerjin yok, günlerce uyumak isteğiyle uyuyakalıyorsun orada.

Sahi sen kaç yaşındaydın ?

971 Toplam 1 Bugün
Yazar: Sema Deniz

Yorum Bırak