Her yıl çocuklarım okula başlarken bir şekilde öğretmenleri ile tanışma fırsatı yaratıyorum. Henüz okul başlamadan çocuklarım konusunda bir ön bilgilendirme yapmayı çok faydalı buluyorum. Kızım artık lise de olduğu için bunu yapmama gerek olmadığını söylüyor ama ben önceden olmasa da ilk veli toplantısında öğretmenleri ile bazı önemli konuları konuşuyorum. Oğlum henüz ortaokulda olduğu için onunla bu konuda daha yakından ilgileniyorum.

Oğlumun devam ettiği okulun uygulaması da bana bu konuda çok yardımcı oldu. Geçen hafta oğlumun danışman öğretmeni ile randevum vardı. O da zaten çocuğum ile ilgili ön bilgi almak için davet etmiş. Bir sürü şey konuştuk ama özellikle bu yazıya konu ettiğim şeyleri paylaşmak istiyorum.

Öğretmenimize oğlumla ilgili şunu özellikle belirttim.

“ Oğlum öğretmenleri ile duygusal bağ kurduğunda daha başarılı ve daha uyumlu oluyor. Lütfen ona bilgi aktarmaya başlamadan önce bağ kurmaya çalışın. Çünkü eğer sizinle içinde sevgi olan bir duygusal bağ kurarsa hem kendini okulda daha güvende hisseder hem de size karşı olumlu duyguları onu derslerine karşı daha ilgili hale getirir.”

Görüşmenin devamında oğlumun nasıl motive olduğunu, ne olursa ilgisini yitirdiğini, hangi durumlarda daha gayretli olduğunu vs vs…. gibi detay bilgileri veriyorum. Bunları öğretmenle önceden paylaşmanın çok önemli olduğuna ve öğretmeninin onun hakkında ki bu ön bilgileri ile çocuğumun okul hayatının daha anlamlı şekilleneceğine inanıyorum.

Mutlaka öğretmenlerimizde öğrencilerini netlikle tanıyabilmek ve değerlendirebilmek adına pek çok çalışma yapıyorlar. Ve bu çalışmalar akademik ölçeklere dayanıyor.

Benim yapmaya çalıştığım sadece çocuğumun en temel ihtiyacını bilmek ve bu ihtiyacın doğru şekilde fark edilmesini sağlamak.

Kalabalık sınıf ortamlarında hem arkadaşlarının etkisi hem de öğretmenin farklı davranışları bazen çocukları olduğu kişiden farklı davranmaya sevk edebiliyor. Böyle durumlarda öğretmen sizin çocuğunuzu sizin bildiğinizden ve olduğundan çok farklı tanıyabiliyor. Eğer bu olumsuz bir tanıma ise maalesef çocuğunuzun üstüne yapışıp kalabiliyor ve ondan sonra ne yaparsa yapsın davranışları hep olumsuz algılanabiliyor.

Eğer çocuğunuzun öğretmenleri ve okulu ile iletişiminiz yoksa sizin çocuğunuzla okulda öğrenci arasında ciddi farklar oluşabiliyor. Bu yüzden ben hem çocuğumu benim tanıdığım şekliyle öğretmene anlatmayı hem belirli periyotlarla oluşan değişiklikleri öğretmenle paylaşmayı çok faydalı buluyorum.

Benim daha önceki yazılarımı okuyan arkadaşlarımın anlayacağı gibi bu bahsettiğim ilginin ve takibin ana konusu asla derslerde ki başarı veya sınav sonuçları değil.

Özellikle yakından ilgilendiğim konu ; çocuklarımın kişilik gelişimini etkileyecek durumlarla ilgilenmek ve günün büyük kısmını geçirdikleri okulda kendileri olabilmeleri konusunda ön bir kapı açmaya çalışmak.

Bunu bu derece önemli bulmamın sebebi sanırım benim de öğretmen oluşum ve okullarda bu açıdan öğretmen-öğrenci arası ilişkilerin bazen çok yanlış ilerleyebildiğine çok kez şahit olmam. Bu yüzden derslerine ve notlarına gösterilen ilgi kadar ve bence daha fazla ilgilenilmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum.

Öğretmen olarak ben; okula başlarken otorite, sınıf düzeni, okul kuralları gibi kavramlara takılmadan ilk günler en önemli konunun öğrencilerimle birbirimizi tanımak,  güven ve sevgi hissedilen bir sınıf ortamında duygusal bağ kurarak sağlam bir temel atmayı eğitim öğretim için çok daha hayati buluyorum.

1638 Toplam 1 Bugün
Yazar: Sema Deniz

Yorum Bırak