Mete lise iki öğrencisi. Karşımdaki koltukta bitkin bir şekilde oturuyor. Omuzları çökmüş, gözlerinde ki ışık sönmüş ve dünyanın tüm dertleri sırtındaymış gibi iki büklüm, başı ellerinin arasında ağlamamaya çalıştığı her halinden belli.

“ Mete iyi misin ?”

“ Değilim ama konuşmak istemiyorum. Hem ne anlatacağım ki ?”

“ Tamam nasıl istersen. Birlikte oturabiliriz konuşmadan.” Dedim ama gözlerinden dökülen yaşları görünce kalktım ve yanına oturdum iznini alarak.

Elini tutmak istedim ama izin vermedi. Bende yanında olduğumu hissetmesi sırtını hafifçe sıvazlayarak bekledim o ağlayıp bitirene kadar. Ağlaması bittiğinde bir bardak su verdim ve tekrar karşısına oturdum.

“ Mete çok üzgünsün, buna sebep olan şeyi konuşmak ister misin ?”

“ Hayır istemiyorum. Hem ne anlatayım size. Annem benden nefret ediyor mu diyeyim, ben çok kötü bir çocuğum mu diyeyim. O kadar kötüyüm ki annemi mahvettim mi diyeyim.”

“ Mete lütfen biraz soluklan. İzin ver bunları tek tek konuşalım. Söylediklerinden anladığım kadarıyla annen ile bir sorun yaşıyorsun.”

“ Evet o benden nefret ediyor.”

“ Ve doğru anlıyorsam annenin senden nefret ettiğini düşünmene, senin yaptığın bir davranış sebep oldu. Doğru mu anlıyorum ?”

“ Evet eğer ben bu kadar kötü bir çocuk olmasaydım benden nefret etmezdi. Haklı ne diyeyim ki haklı beni sevmemekte ?”

“ Mete seni daha iyi anlayabilmem için bana olanı anlatır mısın ?”

“ Hayır anlatamam. Siz de bana kızarsınız ve beni sevmezsiniz.”

“ Mete’cim ben burada sana kızmak için değil seni anlamak için varım. Lütfen bana ne olduğunu anlat ki üstünde konuşup bunun nedenlerini veya çözüm yollarını birlikte arayalım.”

“ Tamam ama bana söz verin size anlattıklarım aramızda kalacak. Özellikle anneme ya da babama asla anlatmayacaksınız. “

“ Seninle konuştuklarımızın aramızda kalacağına söz veriyorum. Ama şunu söylemeliyim, eğer bana anlattıkların içinde senin için zararlı olduğunu düşündüğüm ve tedbir alınmazsa seni kötü etkileyeceğine inandığım şeyleri ailenle paylaşmak zorundayım.”

“ Tamam ama bana da söyleyin bunları.”

“ Elbette ilk seninle sonra ailenle paylaşırım. Bu konuda bana güven. Anlaştık mı ?”

“ Anlaştık.”

“ Şimdi lütfen anlat neler oldu?”

“ Geçen gün annem odamı düzeltirken ceketimin cebinde sigara paketini bulmuş.” Dedi ve beni incelemeye başladı. Nasıl tepki vereceğimi merak ediyordu belli ki. Tepki vermeden aynı ilgi dolu bakışlarla dinlemeye devam ettiğimi görünce devam etti.

“ Okuldan döndüm ve annemi odamda oturmuş beni beklerken buldum. Elinde sigara paketi vardı. Ne diyeceğimi bilemedim.”

“ Annen ne dedi, nasıl tepki verdi ?”

“ Ağlamaya başladı. Bana bunu da mı yapacaktın, nasıl yaparsın falan diyerek hem ağlıyor hem bağırıyordu.”

“ Sen nasıl davrandın bu sırada ?”

“ Ne diyebilirim ki…zaten anne diyorum sus, konuşma, yazıklar olsun, biz o kadar çalışalım seni okutalım diye uğraşalım sen bunu yap gibi şeyler söyleyip beni hiç dinlemedi ki .”

“ Sonra neler oldu ?”

“ Sen görürsün akşam baban duysun bunu da başına geleceklere bak sen falan gibi şeyler söyleyip kendi odasına gitti ve çıkmadı bir daha odasından.”

“ Sen ne yaptın sonra ?”

“ Odasına gittim anne kapıyı aç, özür dilerim diye yalvardım ama açmadı kapıyı. İçeriden defol git diye ağlayarak bağırıp durdu.”

“ Anlıyorum hem annen hem sen çok üzülmüşsünüz.”

“ Neyi anlıyorsunuz, siz hiçbir şeyi anlamıyorsunuz. Bana ne dedi biliyor musunuz ?”

“ Ne dedi ?”

“ Keşke seni doğurmasaydım, tüm yaşam sevincimi yaşam gücümü aldın elimden dediii….”

Mete hıçkırarak ağlamaya başladı. Yanına gittim mendil uzatıp, elini tutmak istedim ama itti elimi. Koltuğuma dönüp sakinleşmesini bekledim.

“ Bir anne bunu çocuğuna söyler mi yaaaa…söyler mi ? ne yaptım ben adam mı öldürdüm. Tamam sigara çok kötü bir şey, tamam içmemeliyim. Ama sanki dünyanın en büyük suçunu işlemişim gibi benden nefret ediyor şimdi annem. “

“ Sigara içmenin anneni çok fazla üzdüğü anlaşılıyor. Görünen o ki sende fazlasıyla üzülmüşsün .”

“ Evet sigara içtim ve annem benim yüzümden yaşam sevincini kaybetti. Ben ne yapayım şimdi, bu kadar mı kötüyüm. Nefret ediyorum kendimden. “

“ Peki şu an nasıl annenle ilişkiniz ?”

“ Bilmiyorum, o günden beri benimle konuşmuyor ki. Anne diyorum, bana anne deme diye bağırıyor.”

Konuşmanın devamını yazmayacağım. Sadece şunu özellikle belirteyim bundan sonra ki görüşmelerim Mete ile değil anne babası ile sürdü.

Sizin de okuduğunuz gibi Mete lise ikinci sınıf öğrencisi. Ergenliğin en ağır etkilerine maruz kaldığı yani hormonlarının sürekli bir taarruzla dengesini bozup durduğu, doğru yanlış ile ilgili bilgilerinin hem dışsal hem hormonal etkilerle sık sık karıştığı, sosyal çevre yani arkadaş kabulü ve etkisinin hayatının en önemli merkezini oluşturduğu kısaca çocukluktan yetişkinliğe uzanan o tabiri caizse ince sırat köprüsü üzerinde denge de kalmakta çok zorlandığı bir dönemde.

Bu öyle bir dönem ki algıları ve hormonları sebebiyle nerede kabul ve kendince sevgi diye adlandırdığı duyguyu hissetse o tarafa kayacağı bir dönem. Ve elbette gençliğin verdiği aşırı heyecanla biz ne anlatırsak anlatalım duyduklarını değil de deneyimlediklerini anlayacağı  ve doğruya yapacağı hatalarla ulaşacağı bir dönem.

Peki böyle hassas bir dönemde ki çocuğumuzu yaptığı yanlışlar yüzünden dışlayarak, onu reddederek, suçlayarak ve hatta bize yaşattıkları için onun küçük ve yeterince doğru ayar taşımayan vicdanını zorlayarak doğruya ulaşır mıyız ?

HEP SÖYLERİM ÇOCUĞUMUZUN GÖNLÜNE YERLEŞTİRECEĞİMİZ PUSULANIN DOĞRUYU GÖSTERMESİNİ  VE O YOLUNU KAYBETTİĞİNDE BU PUSULA İLE TEKRAR BULABİLMESİNİ İSTİYORSAK BUNU ANCAK O’NA GÖSTERDİĞİMİZ SEVGİ VE ŞEFKAT İLE YAPABİLİRİZ.

ÇÜNKÜ İSTER BÜYÜK İSTER ÇOCUK OLSUN ŞU DÜNYA DA YAŞAYAN HERKESİN ARADIĞI BU ;

SEVGİ VE ŞEFKAT !!!

 

 

2878 Toplam 1 Bugün
Yazar: Sema Deniz

    1 Yorum

  1. Kubra Nisan 23, 2021 at 3:32 pm Cevapla

    Bnim her doğum günümde bir bahane bulur ve her zmn ayri bir özenle benden nefret ettiğini söyler pantolon giymişim bir kere diye insallh allh sana kizevladi vermez dedi birinde sen doğdun biz babamla bizulduk sen bizim laneyimiz oldun dedi.baska birinde dogmasaydim seni doğurana kadartas dogursaydim.vb bir duru şey sadece doğum günümü beklemez o gün özeldir diğer günlerde de yine onu bana hissettirir babama benziyorum diye bana babama baktığı nefretle bakıyor.bn sadece şunu diyorum kızlarımızı çocuklarınızı sevmiyirsaniz bakmak zorunda değilsiniz bırakın en azından paramparca olmaz parçalarından doğar bir gun

Yorum Bırak